Karga
Karga sokak ve gezgin bilgeliğini, baykuş ise caddeleri, akademik masa başı bilginliği temsil eder. Elbette esas olan bilginlik değil bilgeliktir.
Uygar olan baykuş eğitimle, ilkel olan karga öğrenimle anılır. Mitolojilerde bu sebeple baykuşla karganın çatışması vardır.
Doğal yaşamda da gececi olan baykuşlar bazı geceler karga yuvalarına saldırı düzenlerler. Kargalar da gün doğumuyla avazları ve kanat hırpalamalarıyla misilleme yaparlar.
Karga doğu ve batı medeniyetinin, geleneksel ve modernist akımların, nakilci dinlerin, törelerin, masal ve edebiyat-sanat dünyasının ortak olarak olumsuzladığı nadir canlıdır.
Görünüşü ve sesi genel algıda çirkin ve kötüdür. Sokaklarla, çöplerle özdeşleştirilen karga pis ve kirli görülür ama temizdir.
Sert, sinirli ve hep ciddi bilinir ama oyuna eğlenceye veşakalara çok meraklıdır.
Karga zekasını insana dahi belli etmeyecek kadar zekidir. Deneme yanılmalarla yeni pek çok şey öğrenir.
Kılık değiştirse bile insan yüzlerini tanır, unutmaz, hatırlar. Hafızası son derece gelişmiştir. İletişimde ve aktarımda dahidir.
Ne sürüye tabidir ne bireycidir. Bireysel inisiyatifi de, kolektif bilinci de oldukça güçlüdür.
Kar-ga kara kuş demektir. Arapça ise yakın demek olan ‘garip’le ilişkili bir şekilde ‘gurap’ denmiştir yani yolcu, yersiz-yurtsuz demektir. Çünkü karga her yerdedir, yeryüzü meskenidir.
Büyüklüğü, koyu siyahı, sakalı ile ünlü olan kuzgun da kargadır.
İlahi metinlerde karga insana ögreten bir hayvan olarak işlenmesine rağmen rivayetçi nakilci gelenekçi yani hakim olan dinlerde karga özel olarak yerilmiş ve lanetli olarak görülmüştür.
Macbeth’te ‘şeytan çığlığı’, Othello’da ‘hastalık bulaştıran mahluk’tur.
Aklını kullanma yönünden insana örnek olarak ayetlere giren nadir hayvan olan karga, dinlerde ve kültürlerde ezberci ve medeniyetçi mevcut genel kabul engelini aşamamış ve ötelenmiş, ötekileştirilmiştir.
Varlığın ve yokluğun ‘rengi’ siyaha bürünmüş olan karga renkleri çok sever ve çok renkli şeylere ilgi duyar.
Karga her daim yoldan çıkmış bir yolcudur. Belki de en güzel yol, aldırmadan yoldan çıkmaktır.
