Arşiv

Posts Tagged ‘virüs’

Şifa doğada, derman barışta

Mart 30, 2020 Yorum bırakın

5 Mart’ta Paris’ten İstanbul’a döndükten sonra şüpheli görülerek Türkiye’de resmi olarak ilk karantinaya alınanlardan biri oldum. Karantina sürecim ardından hemen bu salgınla ilgili biraz yoğunlaşarak ve araştırarak bir kaç not düşmek istesem de İsa Ekin (oğlum) ile baş başa olduğumuz için pek fırsat bulamadım. Şimdi de hazır ödevlerini yapıyorken hemen aklımdaki bir kaç şeyi paylaşayım dedim. Bu felakete karşı yükseltilen seslerin hepsi anlamlı olmakla beraber doğadan, ekolojiden yana yükseltilen seslere ses vermeyi daha anlamlı buluyorum.

Korana virüs salgını ile beraber konuşulması gereken ya da gerekmeyen pek çok şey konuşulur tartışılır hale geldi. Acil ve hayati bir süreç içerisinde, tanınmayan, bilinmeyen ve yetersiz kalınan bir hal ile karşı karşıya kalınınca bu yaşananlara şaşırmak yersiz görülebilir. Elbette mevcut egemen küresel sömürücü sisteme ve savaş, silah, beka, vatan, millet yalanlarıyla halkların emeği ve kanı üzerine saltanatlar kuran muktedir hükümetlere itirazlarımızı yapacağız. Yalanları, yetersizlikleri ifşa edecek, oluşturmak istedikleri ‘başarılı imaja’ ‘hadi oradan’ diyeceğiz. Evlerimizde yalnız ve sessiz kalarak, alkışlara ve ışıklara kanıp gitmeden sesimizi ve taleplerimizi yükseltecek, yaşlılar, hastalar, yoksullar ve krizin doğrudan etkilediği emekçiler başta olmak üzere halkımızla dayanışmayı örgütleyeceğiz.

Salgınlar, virüsler vardı ve bundan sonra da var olacaklar. Bu salgın ister doğal bir süreçle ister yapay bir müdahale ile başlamış olsun yaşanan bu korona krizinin asla bir doğal afet olmadığını bilmemiz gerekir. Virüs ne kadar ‘doğal’ olursa olsun bu ölümler ve bu küresel kriz yapaydır. Ne kadar içinde bulunduğumuz gerçeklik bizleri krizlerin esas kaynağına kör kalmaya itse de inatla bilinçle yaşananların endüstriyalist, modernist, kentçi, doğrusal ve merkezci sistemin kaçınılmaz sonuçlarının öncüleri olduğunu dile getirmeli ve tartışmalıyız.

Toprak, su ve doğadaki insan, hız ve tüketim tanrısı endüstriyalizm tarafından soykırıma uğramaktadır. Başımıza musallat olan virüs değil kanser gibi büyüyen kentler, hızlı iletişim ve ulaşımla tükenen ve tüketen ilişkilerdir. Ve bugün yaşadığımız korona felaketi başlı başına bir ekolojik krizdir. Toprakla var olan insanlık aldatıcı uyuşturuculara bağımlı hale getirilerek topraktan koparılmıştır. Bağışıklığı can evinden vurulan insanlık yapay kentlerde yapay besinlerle doğal düşünemez ve en basit gerçekleri göremez hale gelmiştir. İnsan, çok açık ve kolay çözümleri klasik bağımlı tepkileriyle elinin tersiyle itmektedir.

Çözüm, sorunun kaynaklarından olan sistem, sermaye ve devletlerde değil toplumda, toplumsal dayanışmada ve doğaya, toprağa dönüştedir. Sınıfsız, sınırsız, merkezsiz, döngüsel ve doğada doğal bir yaşamı felaketler ve acılar dayatmadan tercih edebiliriz.

Şifa doğada, derman barıştadır.
İnsan doğada yaşar.
İnsan barışla yaşar.