Arşiv

Posts Tagged ‘İsrail’

Çözüm ve kurtuluş dışarıda ve savaşta değil, içeride ve barıştadır.

Kasım 29, 2024 Yorum bırakın

15 Temmuz sonrasında resmen Rusya-Çin himayesi/kontrolüne giren Türkiye iktidarının son süreçte Asya ittifakı tarafından İran’ı kurtarma karşılığında sahipsiz bırakıldığını ve ABD/Yunanistan(Batı)/İsrail’e peşkeş çekildiğini söylemiştik.

Muhalefet inanmak istemese de Türkiye -on yıllık geçmişi olsa da özellikle 7 Ekim’den sonra- ‘dış güçlerin’ namlusunun ucunda. Ve bu tehdit bugüne kadar yaşananların aksine sadece müvekkilleri (ve halkları) değil doğrudan vekilleri ve devlet yöneticilerini de hedefleyen bir tehdit. ‘Dostum Esad’a Ankara davetine’, BRICS hamlelerine rağmen Asyacılarca kapı dışarı edilen Türkiye 3. Dünya Savaşının eşiğinde hamisiz kaldı.

‘Çözüm sürecinin’ akamete uğraması IŞİD’in Kobani’ye saldırmasına, (tarafların bu tuzağa düşmesi neticesinde), ağır yıkımlara, kayıplara, akabinde 15 Temmuz’a ve işte günümüze yani müflis Türkiye’ye kapı aralamıştı. Yerel ve bölgesel açıdan Türkiye eski Türkiye ama Kürtler artık eski Kürtler değil. İçeride ‘ezdik, bitirdik, imha ettik, hapsettik, kapattık, kayyum atadık, bittiler, bitmek üzereler, Kürt sorunu yok terör var’ naraları atılsa da dövüle dövüle sertleşen, ezile ezile büyüyen bir Kürt gerçekliği kendini her alanda dayattı. ‘Kürt sorunu yoktur’ diyenlerin bile ağızlarından Kürt meselesi düşmez oldu. Çözümsüzlüğün yol açtığı binlerce siyasi, ahlaki, ekonomik, toplumsal kriz içerisinde debelenen ülke Kürtlerle yatar Kürtlerle kalkar hale geldi. Türkiye’nin en büyük sorununun Kürt sorunu olduğu, bu sorunun ‘terörle mücadele’ ile çözülemeyeceği, bu sorunun haklar sorunu olduğu ve anayasal güvence ile çözülmediği sürece Türkiye’nin toparlanamayacağı tartışmasız, bilimsel bir gerçek. Saltanat, makam, mevki, çıkar uğruna bu gerçekliğe savaş açanlar için de yolun sonu görülüyor.

Asyacılarca kapı dışarı edilen hamisiz ve hedefte olan Cumhur İttifakı (Cİ) bu nedenlerle bir süredir yeniden ‘dış güçlere’ yaranmaya çalışıyordu ki yaranma yerini yalvarmaya bıraktı desek yeridir.

İşte İsrail’e parmak bile kaldırmayıp, taş bile atmayıp, bilakis soykırım boyunca etini, sütünü eksik etmeyen üstüne de Netenyahu’nun emri ile saatler içerisinde Halep’e aslanlar gibi tüm ordu gücüyle hücum edenlerin bu ‘cihadı’, Türkiye’yi yarı yolda bırakan, adeta kurban eden Asyacılara bir cevap ve daha da önemlisi İsrail’e ve ABD’ye yaranış ve hatta yalvarışdır. İşe yarayıp yaramadığını hep birlikte göreceğiz.

Batıdan doğan Cİ doğudan batmak üzere.

Türkiye iç barışını sağlamak yerine, muktedirlerini zenginleştirme hazzı ile kendini kaybedip rotayı bir Atlantik’e bir Asya’ya çevirip hem yerel hem bölgesel krizleri derinleştirip durdu.

Türk-Kürt ihtilafı büyük savaşlara ittifakı ise büyük barışlara götürecek. Çözüm ve kurtuluş ‘dışarıda’ ve savaşta değil, içeride ve barıştadır.