Arşiv
Hıdırellez – 1 Mayıs
Toprak Artık ‘Toprak Ana’dır
Hıdır / Hızır yeşil insan demektir. Gittiği, yetiştiği yeri ab-ı hayatla (hayat suyu) yeşillendiren, cennete çeviren, su gibi aziz olan biri olduğu için Hızır denilir. Bir temsil ve metafordur. Hayat tarzı, yaşam biçimidir.
Hıdırellez’e (Hızır İlyas) dair; Anadolu’nun, Mezopotamya’nın, Orta Asya’nın, İran’ın, Yunanistan’ın hatta bütün Doğu Akdeniz halklarının ve bu coğrafyalarda yoğrulmuş türlü kadim inançların atfettiği nice rivayetler, inançlar, değerler, mitler, efsaneler vardır. Hepsi birbirinden anlamlı ve saygın olmakla birlikte, Hıdırellez öncelikle kültürleri ve inançları aşkın bir doğa bayramıdır.
Bahar aylarında doğa bayramları sıklaşır ve hepsi ‘doğanın uyanışı, baharın gelişi’ denilerek geçiştirilir. Oysa her biri doğal insan yani yuvasında yani doğasında yani doğada yaşayan insan için ciddi bir evredir. Mart ayında cemrelerle beraber korlar düşer doğanın yüreğine, aşkla tutuşur. Ardından Nevruz (yeni gün), yeni yaşam, yeni döngü, yeni bir başlangıç kutlanır. Nisan toprak ile tohumun tanışma, kavuşma ve ‘bir’leşme ayıdır. 1 Mayıs’la başlayan 6 Mayıs gecesiyle son bulan Hıdrellez dediğimiz günler ise bu birleşme ardından ab-ı hayat (hayat suyu, bengi su) ile doğa rahminin gebeliğinin kutlamasıdır.
Bu nedenle tüm gebelik ve doğum sürecine de (6 Mayıs – 4 Kasım) Hızır günleri denilir.
Yani Hıdırellez’den sonra ‘toprak kadın’ artık ‘toprak ana- kadın’dır.
Yaşam artık nice ekinlere, nesillere, nelere gebedir göreceğiz.
Hızır yoldaşımız olsun. Bereket, barış ve şifa ile Hıdırellez kutlu olsun.
Sınırlarla ve sınıflarla barış olmaz.
İnsan barışla, barış doğayla yaşar.
En güzel 1 Mayıs şarkılarından biri, işçilerin özgür ruh ve bedenden, barıştan ve doğadan yana bir isyan türküsü olan El Condor Pasa:
“Sokak olmaktansa bir orman olmak isterdim
Evet isterdim, olabilseydim olurdum elbet
Toprağı ayaklarımın altında hissetmek isterdim
Evet isterdim, yapabilseydim eğer yapardım elbet”
İşçi ve emekçi olmak zorunda olmadığımız yarınlar için;
1 Mayıs kutlu olsun! Biji 1 Gulan!
Mayıs / 2015
İslam Devleti (IŞ)İD Röportajı – BirGün
2011’de kurulan Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (SAMER) Ortadoğu araşmasası sorumlusu Sosyolog Muhammed Cihad Ebrari IŞİD ‘İslam Devleti’ üzerine önümüzdeki günlerde açıklanacak bir rapor hazırladı. Rapor devlet kurumları ve sivil toplum örgütleri ile paylaşılacak. Araştırma için Türkiye’den IŞİD’e katılan kişilerle görüşmeler de yapan Ebrari sorularımızı yanıtladı.
>> Uluslararası kaynaklara göre IŞİD’in içindeki Türk sayısı aşağı yukarı 2 bin civarında. CHP Konya Milletvekili Atilla Kart’ın geçen günlerde verdiği bir soru önergesine göre ise örgüte yalnızca Konya’dan katılan kişi sayısı 3 bini geçti. Sizce IŞİD’e katılan ne kadar Türk var?
Bu sayılarla ilgili net bir istatistik elbette mümkün değil. Ancak Türkiye’den katılım bize göre de aşağı yukarı 2 bin civarında. CHP Türkiye’den her savaşmaya gidenin (IŞ)İD’e gittiğini sanıyor olabilir ama aksine Türkiye’den gidenlerin en az tercih ettiği yer (IŞ)İD. Öncelikli tercihleri İslami Cephe bileşenleri ve Nusra Cephesi.
>> IŞİD’e katılan Kürtler de var mı?